18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi, kahraman milletimizin inanç ve azimle tarihin altın sayfalarına bir yenisini eklediği, vatan toprağı uğruna Türk milletinin neleri başarabileceğini bütün dünyaya gösterdiği bir destanın yazılış yıl dönümüdür. Bu vesileyle "Çanakkale Geçilmez" sözünü yedi düvele adeta ezberleten aziz şehitlerimizi minnetle anıyor, bu büyük zaferin 111. yılını idrak etmenin gurur ve sevincini hep beraber yaşarken birlik ve dirliğimizin daim olmasını temenni ediyorum.
Kadim milletimizin yarınları için dönüm noktası olan 1915'te, dünyanın en güçlü donanmalarına karşı, Boğaz'ın serin suları ve dik yamaçlarında, yılların savaş yorgunu kahraman Türk askeri sadece silahıyla değil, sarsılmaz imanı ve bağımsızlık aşkıyla hasta gözüyle bakılan bir milletin var olma mücadelesini vermiştir. Seyit Onbaşı'nın insanüstü bir güçle sırtladığı devasa mermiler, Nusret'in döktüğü mayınlar ve Mehmetçiğin "Dönmeyi düşünmediler bile" dedirterek çıktığı o kutlu yolculuk, dünyanın hakim güçlerine Türk milletinin esaret kabul etmeyeceğini unutamayacakları kahramanlık örnekleriyle anlatmıştır.
Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi, bitti gözüyle bakılan bir milletin silkinip şahlandığı, birlik ve beraberlik ruhuyla yazılmış bir "milli uyanış" destanıdır. Her sayfası inanç, her satırı özveriyle işlenmiş bu destana sahip olmak Türk milleti için eşsiz bir gurur vesilesidir.
Bilmeliyiz ki Çanakkale'de göğsünü kurşunlara siper etmiş binlerce şehidimizin aziz hatırasına sahip çıkmak, onların emaneti olan bu vatanı her türlü müdahaleye karşı korumak ve kollamak birinci görevimizdir. Çanakkale ruhunu yaşamak ve gelecek nesillere aktararak yaşatmak hepimizin boynunun borcudur.
Bu duygularla, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale'yi geçilmez kılan tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Çanakkale Deniz Zaferimiz kutlu olsun!








