Page 72 - Liselerde Bilim Uygulamaları
P. 72
Düşük Alan Kullanımı: Güneş ve rüzgar santral- Yeni Zelanda yer alıyor. İzlanda, elektrik ihtiyacının
lerine kıyasla, megawatt başına daha az arazi gerek- yaklaşık yüzde otuzunu ve ısı ihtiyacının ise yüzde
tirir. yetmişini jeotermal enerjiden karşılayarak gerçek-
ten örnek bir ülke. Aralık 2022 verilerine göre, ABD
Çevre Dostu ve Toplum Yararına: Doğrudan kul- 3.794 MW, Endonezya 2.356 MW ve Filipinler 1.935
lanım uygulamalarıyla yerel kalkınmayı destekler ve MW ile en yüksek kurulu güce sahip ülkeler olarak
yaşam kalitesini artırır. sıralanıyor.
6. Jeotermal Enerjinin Zorlukları ve Çevresel Etki- Türkiye’de Jeotermal Enerji: Türkiye, jeolojik ya-
leri pısı sayesinde büyük bir jeotermal potansiyele sahip.
Avrupa’da kurulu güç açısından birinci, dünya gene-
Her şeyin bir bedeli var, değil mi? Jeotermal ener- linde ise beşinci sırada (JED, 2023). Toplam potan-
jinin de bazı zorlukları ve potansiyel çevresel etkileri siyelin 31.500 MWt civarında olduğu tahmin edili-
var: yor. Elektrik üretim kapasitesi 2020 sonunda 1.663
MWe’ye ulaşmıştı ve şu anda 1.700 MWe’yi geçti. Ege
Coğrafi Kısıtlamalar: Ekonomik olarak işletile- Bölgesi’ndeki Aydın, Denizli, Manisa ve İzmir gibi
bilecek yüksek sıcaklıklı kaynaklar genelde tektonik yerlerde yoğunlaşmış başlıca jeotermal bölgeler var.
plaka sınırları gibi belirli jeolojik bölgelerde yoğun- Kızıldere, Germencik ve Alaşehir de önemli santral
laşmış durumda. örnekleri arasında.
Yüksek İlk Yatırım Maliyeti: Keşif ve sondaj ma- Jeotermal Enerjinin Geleceği: Gelecekte jeoter-
liyetleri oldukça yüksek. Ayrıca sondaj kuyularının mal enerjinin potansiyelinin oldukça artması bekle-
başarısız olma riski de mevcut. niyor; bu da teknolojik gelişmelerle mümkün olacak.
Yenilenebilir enerji olarak daha fazla kullanılacak,
Çevresel Etkiler: çevreye olan olumsuz etkileri de azalacak. Gelecek
a) Gaz Emisyonları: açık sistemlerde (kuru buhar için bazı örnekler vermek gerekirse:
ve flaş buhar) yer altından hidrojen sülfür (H2S),
karbondioksit (CO2) ve radon gibi gazlar atmosfe- Gelişmiş Jeotermal Sistemler (EGS): Bu sistem-
re salınabiliyor. Neyse ki, modern teknolojilerle bu ler, doğal geçirgenliği yeterli olmayan sıcak kuru
emisyonlar büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor. kayalardan yapay rezervuarlar oluşturarak jeotermal
enerjinin daha yaygın kullanılmasını amaçlıyor.
b) Su Kirliliği Riski: Jeotermal akışkanlar içinde
çözünmüş mineraller ve ağır metaller barındırabilir. Süperkritik Jeotermal Sistemler: Çok daha derin-
Bunların yüzey veya yer altı sularına karışması en- lerdeki (450°C’den fazla) süperkritik akışkanlardan
gellenmeli. Re-enjeksiyon bu riski azaltır. Yüzey ve yararlanarak birim kuyu başına daha fazla enerji
yeraltı sularına karışmalarını önlemek gerekiyor, bu üretmeyi hedefliyorlar.
da önemli bir konu. Neyse ki, yeniden enjeksiyon
yöntemleri bu riski ciddi anlamda azaltıyor. Değerli Mineral Çıkarımı: Jeotermal akışkanlar-
dan lityum, silika, çinko gibi minerallerin geri kaza-
d) Sismik Aktivite (İndüklenmiş Sismisite): Özel- nılması projelerin maliyetlerini iyileştirebilir.
likle Gelişmiş Jeotermal Sistemler (EGS) gibi hidro-
lik çatlatma teknikleri kullanıldığında veya büyük Hibrit Sistemler: Jeotermal enerjinin güneş, biyo-
miktarda yeniden enjeksiyon yapıldığında, küçük kütle gibi diğer yenilenebilir kaynaklarla birleştiril-
çaplı yer sarsıntıları, yani mikro-depremler meydana diği hibrit santraller, verimliliği artırabilir.
gelebilir. Ancak bu risk, doğru saha seçimi ve sürekli
izleme ile yönetilebilir. Yani dikkatli olmak önemli Küçük Ölçekli ve Modüler Santraller: Daha hızlı
(Ellsworth, 2013). kurulum ve esnek kapasite artışı sağlamak mümkün.
Dünya’da Jeotermal Enerji: Küresel anlamda je- Çevresel Sürdürülebilirlik: Ekosistem koruma, su
otermal enerji kapasitesi 16 GWe’yi geçmeyi başar- yönetimi ve karbon ayak izinin azaltılması için yeni-
dı (ThinkGeoEnergy, 2023). En önde gelen ülkeler likçi teknolojiler ve yöntemler geliştirilmeye devam
arasında ABD, Endonezya, Filipinler, Türkiye ve edecek.
72 ORDU TEMMUZ 2025

